2500 yıldır Havva'nın Adem'in kaburgasından yaratıldığı inancı, günümüzde akla, bilime ve mantığa uygun olmamasından dolayı gerçekliğini yitiriyordu ve insanlar artık bu inançsal anlatılara pek inanmamaya başlamışlardı.
Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam inancında Adem ve Havva ile ilgili öykülerin, bire bir Sümer yazıtlarında anlatılan Enki ile Ninhursag arasında geçenlerin öyküsünden alıntılandığı Sümerologlar tarafından ortaya çıkarılmıştı.
Enki ve Ninhursag ile ilgili destanın anlatıldığı yazıtlarda, dünyada olduğu anlaşılan İbranice Eden cenneti, Sümer yazıtlarında Dilmun/E-din olarak geçiyordu. Ahitlerde anlatılan öykü, Sümer yazıtlarındaki gibi aynı yeri, aynı ırmağı, aynı acıyı ve kadının yaratılışı dışında benzer olgu ve öyküleri anlatıyordu.
Sümerlerde E-din, Akadlarda Edinu olan Eden sözcüğü İbranice'de leziz anlamına geliyor.
Sümer ve Akad'lar bu sözcüğü ova, düzlük anlamında kullanmışlardı.
Sümerler için cennet, ölümün ve hastalığın olmadığı, Dilmun isminde kusursuz bir ülke idi. Fırat ve Dicle ırmaklarının ortasında bulunan bu ülkede kadınlar sancısız doğum yapıyor, aslanlar öldürmüyor, kurtlar kuzuları yemiyordu. Sadece yaşamın, barışın ve huzurun olduğu bu yerde yağmur yağmıyor, yer altından çıkan buhar bahçeleri suluyordu.
Kur'an'da Allah, Adem'in eşiyle birlikte cennette kalmalarını, diledikleri kadar orada yemelerini, Bakara 35'te cennette yasaklı bir ağaç olduğunu, Araf suresi 22-23'te Adem'in bu yasaklı ağacın meyvesini yediği anlatılır. Kur'an'da sekiz cennet vardır diye bir sayı verilmez fakat Kur'an'da geçen cennet isimleri ve hadislerden edinilen bilgilerle İslam alimleri dereceleri olan sekiz cennet tabakası olduğunda hemfikirlerdir.
Bu ağaç, Sümerlerde Gılgamış destanında anlatılan bilgelik ve ölümsüzlük ağacı olan Hulupu ağacı anlatısından alıntılanmıştır.
Neredeyse bütün inanç ve kültürlerde konusu edilen bu ağaç, Yahudilik ve Hıristiyanlığa da Babil efsanelerinden alıntılanmıştı.
Türkistan Karakum Anu uygarlığı Atapa anlatılarında da insanlık kadar eski olan bu ağacın konusu edilir.
Sümer yazıtlarında Enki ile eşi Ninhursag, Dilmun/E-din ülkesinde sekiz muhteşem bitki yetiştirirler. Bu yasaklı bitkilerin meyvelerinin tatlarını merak eden Enki, iştahın da dürtüsüyle bitkilerin meyvelerinden yer. Enki'nin bu sorumsuz davranışına sinirlenen Ninhursag, Enki'den uzaklaşmaya karar verir ve "sana ölene kadar bir daha yaşam bakışım ile bakmayacağım" der ve lanet ederek ölüme terk eder gider. Ölüme terk edilen Enki'nin bedeninin sekiz yerinde hastalıklar oluşur. Yavaş yavaş ölen Enki çaresizdir, hiç kimse, hiçbir tanrı da yardım edemez, tek çare Ninhursag'dır.
(Kur'an, Bakara 36 ve 37 ayetlerinde Şeytan'ın Adem'e vesvese verdiği, beynine girip yasak ağacın meyvesini yedirdiği anlatılıyor. Allah'ın da ceza olarak Adem'i eşiyle birlikte cennetten kovup yeryüzüne ölümlüler olarak gönderdiği anlatılıyor)
Elinden hiçbir şey gelmeyen Enlil, çaresizce kardeşinin ölümünü beklerken bir tilki, Ninhursag'ı ikna edebileceğini söyleyerek onu ikna etmeye gider. Ninhursag, tekrar acı içinde kıvranan Enki'nin yanına gelir, başını kucağına alır, sevgiyle öper ve hastalıklarını iyileştirmesi için sekiz hastalıklı organdan sekiz iyilik ve güzellik perisi yaratır. Hastalıkları iyileşen Enki ile Ninhursag, ilk günkü gibi birbirlerini sevmeye devam ederler. Sümerlerde yenilen yasaklı meyve, E-din cennetinin Adn cennetine dönüşmesi, E-Din cennetinde sekiz bitki ve sekiz hastalıktan sekiz iyilik ve güzellik perilerinin oluşması ve benzer anlatıların olması, bu olguların da Sümer Dingir An inancı kaynaklı olarak o dönemki anlatılardan kopyalandığını fazlasıyla göstermektedir.
Bu Sümer anlatısında ilginç olan Enki'nin kaburgalarını iyileştirecek olan perinin isminin Ninti olmasıdır. Sümerce "Nin" kadın, "ti" ise kenar, kaburga anlamına gelmesinin yanı sıra yaşatmak anlamına da geliyordu. Sümerce iki anlamlı olan bu sözcükten "kenar kadını" ve "yaşatan kadın/peri" anlamları çıkıyordu. Babillilerden kulaktan dolma duydukları anlatılarla din yaratan, Sümerlerdeki gerçek anlatıyı bilmeyen İbrani Rabinler, yanılmaları sonucunda inançlarını da ilk baştan yanlış zemine, bir hayal üzerine oturtmuşlardı.
Sümerlerde hatayı yapan Enki'yi bağışlayan Ninhursag, sevginin ve aşkın gücüyle sekiz iyilik perisi yaratarak Enki'yi ölümcül hastalıklarından tekrar yaşama döndürmüş, ilk günlerdeki gibi birbirlerini sevmeye devam etmişlerdi. Sümer anlatısını ve sözcüklerin kök anlamlarını bilmeyen Rabinler, çeviriyi de yanlış yaparak kulaktan dolma söylemlerin de etkisiyle kadının erkeğin kaburgasından yaratılmış olacağını düşündükleri için Havva'nın Adem'in kaburgasından yaratıldığını ahitlerine yazmışlardı. (Kadının erkeğin kaburgasından yaratıldığı Kuran'da yazmaz fakat İslam'ın omurgasını oluşturan sahih, yani gerçekliğinden şüphe duyulmayan hadislerde bol bol konusu edilir)
Tevrat'ın eski Ahit olarak yeni Ahitle birlikte İncili oluşturmasından dolayı Hristiyanlar da bu biçimde iman etmişlerdi. Eski ve yeni Ahit etkisi altında olan Kuran yazarları ise anlatıda biraz değişiklikler yaparak bu cennet anlatılarını da kendilerine uyarlamışlardı.
Sümer Dilmun/E-Din Cennet anlatımlarından yararlanan İbraniler, efsanedeki olguları bire bir kopyalayarak Tevrat'ı oluşturan 5 kitaptan ilki olan Yaratılış bölümünü Tekvin'e de yazmışlardı.
Bunlar;
Yaratılış 2:5-6 Cennete yağmur yağmaz, bahçeyi sulamak için yer altından buharlar çıkar.
Yaratılış 2:9 Cennet Fırat ve Dicle nehirleri arasındadır.
Yaratılış 2:16-17 Bu bahçenin meyvelerinden bazıları ölüme sürükler.
Yaratılış 3:16 Cennette kadınlar sancısız doğum yaparlar.
Yaratılış 2:21-22 Kadın erkeğin kaburgasından yaratılmıştır.
Kuran'da da konusu edilen sekiz cennetin aslında Ninhursag'ın yarattığı sekiz iyilik ve güzellik perisiyle kaynaklı olduğu görülmektedir.
Bu sekiz cennet vurgusunu Alevi ozanı Azmi Baba deyişinde de görmekteyiz.
"Sekiz cennet yaptın sen Adem için
Adın büyük bağışla anın suçun
Adem'i cennetten çıkardın niçin
Buğday neyine lazım harmancımısın"
İbranilerin Eden cenneti dedikleri Sümer cennetini Kuran'ın birçok ayetinde de Adn cenneti olarak görmekteyiz.
Bunlar; Tevbe 72, Rad 23, Nahl 31, Kehf 31, Meryem 61, Taha 76, Fatır 33, Sad 50, Mumin 8, Saff 12,
